Ateş Beni Isıtır, Seni İse Yakar.
Ben senin acını bilemem çocuk. Ne yandı evim, ne yıkıldı meskenim. Ateş beni ısıtır, seni ise yakar. Ben senin acını bilemem çocuk. Ağlayamam.
Anılarımın ucu yanmış bir sayfasında duruyor gözlerindeki korku. Korkmamalı değil mi insan oysa, korkmamalı evinde? O ev ki kaç bin yıldır durur burada. O ev ki, yalkı gibi atlar koşardı bahçelerinde. Bir Kızılırmak akardı içinde. Sonra yeşil, sonra mavi, sonra kızıl. Renkler dolanırdı, yansılanırdı.
Zeus’un topu kaçardı ara sıra, hatırlar mısın? İskender de kesivermişti ipini Helen’in. Hızır pek hınzırdı da; İlyas, efendi çocuktu hani. Mehmed, pek severdi Bektaşi’nin fıkrasını, gülerdi…
***
Hikayeler de bir şey ifade etmiyor değil mi çocuk? Hikayeler de avutmuyor işte? “O ev, benim de evim” dedirtmiyor insana? Korkmanı engellemiyor? Acı tatlı hikayeler değil, sonra bir türkü değil “ıssızlığın ortasında”, şiir değil ne bileyim, “ben yanmazsam, sen yanmazsan” değil. Bunlar değil, anlayamam.
Camide “Allahu ekber”. Otel önü “Allahu ekber”. Zikrini uyguluyor, o fikri zebaniler. Ne kul razıydı oysa bu işe, ne Allah. Ama işte polis durur, asker durur, itfaiye durur. Bunlara sığınsan ne olacak? Belediye başkanı durur, Başbakan durur. Göz göre göredir işte, bile biledir. Bir alevdir, bir kızıl cehennem. Anlamak mümkün değildir ki çocuk, gözlerimin gördüğünü bile diyemem.
***
Yavuz mu kesti seni, Hızır Paşa mı astı? Dirildin de Pir Sultan gibi, Çorum’a mı gittin yoksa? Sonra Serez, Malatya ve Maraş? Nerden geldin sen Sivas’a çocuk, nerelerde yayladın? Kaç acı biriktirdin çocuk, kaç bedene büründün? Kaç ağıtta söylendin, kaç türküde dillendin?
Ben bilemem seni çocuk, acını hiç tatmadım. Ağlarsam yalan ağlarım, söylersem yalan. Feryadım yalan, isyanım yalan. Derdin kavlasa da bedenimi her ne kadar; bilirim çocuk, ateş beni ısıtır, seni ise yakar.
hmmm cok gzl bir paylasım babacan saolasın..:):):)
BAZEN DİYORUMKİ KEŞKE HERŞEYİ UNUTMAK MÜMKÜN OLSA…DÜN BEŞİKTAŞTAKİ ANI DEFTERİNEDE AYNI CÜMLELERİ YAZDIM…KEŞKE UNUTABİLSEK BU GÜNLERİ…BU ACILARI ARTIK YAŞAMASAK TEKRAR VE TAKRAR…KANATMASAK ARTIK YARALARI…BİLİYORMUSUN BİLMEM İÇİMİZDE BİZE KARŞI SAVAŞAN DÜŞMANI HENÜZ FARKETMEDİĞİMİZİ ANLIYORUM BU ŞEKİLDE…GERÇEKTEN FARETTİKMİ…GÖREBİLDİKMİ…
BİRİLERİ KIŞKIRTTI,BİRİLERİ AYAĞA KALDIRDI,BİRİLERİ FİTİLİ YAKTI VE BİNLER YANAN ALEVLER İÇİNDEKİ ÇIĞLIKLARA “İŞTE CEHENNEM ATEŞİ BÖYLE” DEDİ…CANIM YANIYOR ACI İÇİNDEYİM ASIL…ÇÜNKÜ HALA UNUTMADIK VE UNUTAMIYORUZ…ÇÜNKÜ KALPLERE KAZINDI BU ALEVLER BU ÇIĞLIKLAR…UNUTABİLİRMİYİZ…UNUTMAK İSTERİM…UNUTMAYI İSTERİM…
ARKAMDA BİR ADAM GALEYANA GELDİ VE ŞÖYLE SÖYLEDİ”HEP İNÖNÜNÜN YÜZÜNDEN”ORADAN BAŞKA BİRİ DEDİKİ “ASKER SEYRETTİ”BAŞKA BİRİ “BU NE AMANSIZ DÜET” DEDİ “HEP AYNI ŞEKİLDE YANGIN HEP AYNI ŞEKİLDE TEZAHARUAT”
SESLER KULAKLARIMIZDA İÇİMİZDE…ONLARA DÜŞMAN DEDİK…ÇÜNKÜ OTELİ YAKTILAR VE KATİLLERDİ…DÜŞMA DEDİK ONLARA EVET BELKİDE DÜŞMANDILAR…AMA AYNI DÜŞMAN BİZE GİZLENDİ…ÇÜNKÜ YARIN BİR AVUÇ MOLLAYI SIKIŞTIRIP YAKMAK İSTEYEN CAHİLLER SÜRÜSÜ VAR…KENDİLERİNE “MİLLİTETÇİLERİZ BİZ” DİYENLER VAR “ATATÜRKÇÜYÜM BEN” DİYENLER VAR “LANET OLSUN BUNLARA HEPSİ ÖLSÜN KAHROLSUN” DİYENLER VAR…VAR VAR VAR…KEŞKE OLMASALARDI…AMA VARLAR…BELKİDE DÜŞMANI GÖRMÜYORUZDUR…BİRİLERİNİN ARTIK GÖRMESİ GEREKMEZMİ…ÇÜNKÜ BİLİYORUMKİ ASIL DÜŞMAN DÜŞMANIN KENDİSİDİR VE DÜŞMANIN TARAFI YOKTU…ÇÜNKÜ DÜŞMAN KAOSTAN ZEVK ALIR VE TARİH BOYUNCA SÜREKLİ YÖN DEĞİŞTİRMİŞ VE ALDATMIŞTIR…